Yurtdışında Yaşayan Türkler İçin Kaygı Bozukluğu Tedavisi: Psikolog Onur Bal ile Psikolojik Destek       

Kaygı; mutluluk ve hüzün gibi bir duygudur. Geleceğe yönelik duyduğumuz korku olarak tanımlayabileceğimiz “Kaygı Bozukluğu” hepimizin hissettiği bir duygudur. Uzmanlığı kaygı bozukluğu olan türk psikolog arıyorsanız doğru adrestesiniz.

Kaygı bozukluğu, bireyin normal yaşamını aksatan, aşırı ve sürekli endişe ve korku durumlarını içerir. Bu durum, günlük görevleri yerine getirmeyi zorlaştırabilir ve kişinin genel yaşam kalitesini düşürebilir. Kaygı, stresli durumlarla karşılaştığımızda doğal bir tepki olsa da, kaygı bozukluğu olan bireyler bu duyguyu yoğun ve sürekli bir şekilde yaşarlar.

Yurtdışında yaşayan Türkler, dil engeli, kültürel farklılıklar ve uyum sorunları gibi ek zorluklarla karşılaşabilirler. Bu zorluklar, kaygı bozukluğu belirtilerini tetikleyebilir veya mevcut belirtileri daha da kötüleştirebilir. Ancak, dil engeli olmasa bile, kaygı bozukluğuyla mücadele ederken profesyonel yardım almak önemlidir.

Belirsizlik, endişe ve korku ile başa çıkmak için Türk Psikolog hizmeti sizler içn son derece doğru bir rehber. Eğer yaygın kaygı bozukluğunuz varsa ya da içinden geçtiğimiz bu dönemde belirsizlik duygusu sizi yaşamınızda zorluyorsa ilk adımı atıp randevu almalısınız. Bu kronik durumun hayatınız için ne kadar rahatsızlık verici olduğunu, konsantrasyon sorunları, yorgunluk, uyku bozuklukları ve kas gerginliği gibi pek çok değişik belirti ortaya çıkartabileceğini ortaya koyan çalışma, bununla baş etmenin ve kontrol altına almanın yollarını beraber arayabiliriz.

Psikolog Onur Bal gibi Türk profesyoneller, Türkçe kaygı bozukluğu tedavisi hizmetleri sunarak bu konuda önemli bir rol oynuyorlar. Onur Bal, kaygı belirtilerini ve bu belirtilerle başa çıkmak için kullanılabilecek stratejileri anlamakta yardımcı olur. Ayrıca, kendisi kişiye özel tedavi planları oluşturarak, her bireyin kendine özgü ihtiyaçlarına uygun hizmetler sunar.

Kaygı bozukluğunun belirtileri nelerdir?

  • Huzursuzluk, aşırı heyecan duyma ya da endişe
  • Kolay yorulma
  • Düşünceleri yoğunlaştırmada güçlük çekme ya da zihnin boşalmış gibi olması
  • İrritabilite ( Asabiyet, öfke)
  • Kas gerginliği
  • Uyku bozukluğu

Kaygı Bozukluğu türlerinden: Panik Atak

Panik atak aniden meydana gelen aşırı korku, kaygı ve endişe halidir. Dünya popülasyonuna baktığımızda birçok kişinin bu soruna dair deneyimlerinin olduğunu görürüz. Yoğun korku, endişe ve kaygıya bağlı ataklar günlük yaşantımızı oldukça etkiler ve bizi sağlıklı bir ruh halinden uzaklaştırabilir

Panik Atak Belirtileri Nelerdir?

  • Kontrolü elden kaybetme: Mental ve fiziksel olarak kontrolü kaybettiğimizi düşünebiliriz ve bu da panik durumumuzu daha çok besleyebilir. Bu noktada en iyi şey nefes egzersizleriyle kalp ritmi ve tansiyonumuzu düzene sokarak sakin kalmaktır.
  • Mide bulantısı ve/veya mide krampları: Yoğun kaygı hissettiğimizde atak geçirme ihtimalimiz artar. Bununla birlikte hassas bir organımız olan midemiz yoğun kaygıdan fazlasıyla etkilenebilir.
  • Ölüm Korkusu: Atak geçirmemize sebep olabilen etkenlerden biri de ölüm korkusudur. Geçmiş yaşantımızda deneyimlediğimiz kayıplarımız, kazaya tanık olmak ve hastalık deneyimleri gibi durumlar ölüm korkusunu tetikleyebilir. Ancak ölüm korkusu bunlara bağlı olmadan da gelişebilmektedir.
  • Bağısak hareketliliği: Bağırsaklarımız vücudumuzdaki en hassas organlarımızdandır. Korku ve kaygı atakları yaşadığımızda hissettiğimiz yoğun endişe hali bağırsaklarımızı oldukça etkileyerek düzensizliklere sebep olabilir.
  • Delirme korkusu: Panik atak geçiren kişilerden duyulan yaygın belirtilerden biri de delirmekten korkmaktır. Bu sorunu yaşayan kişiler atak sırasında kendilerini kontrol etmede güçlük yaşadıkları için delirme korkusunu yoğun olarak hissedebilirler.
  • Kalp çarpıntısı: Yoğun kaygı ve korku sırasında kalp atışlarımız hızlanır. Bu durum vücudumuzun tehlike anlarında doğal olarak verdiği evrimsel bir tepkidir.

Belirtileri kendinizde görüyor musunuz? Daha fazla ertelemeyin.

Hemen Randevu Alın ↗

Kaygı, öyle ilginç bir duygudur ki; hem temel bir içgüdü, hem de yönetilmesi gerekli bir his… Kişiyi çoğu şeyden mahrum eder, yıpratır, yalnızlığa iter… Çoğu kişinin özgürlüğünü çalar. Etkisi zamanla artar, bunalımlara sürükler. Diğer taraftan olmazsa olmazdır, çünkü bize bu kadar zarar verdiği halde varlığına muhtaç olduğumuz duygudur.